Din hakkı için...

Bir yemek yarışmasında hazırladığı tabağın şefler tarafından beğenilmesi için dua eden insanların bulunduğu bir toplum. Dolmuşa binerken “Bismillahirrahmanirrahim” diyen, ya da ne bileyim, “Nasılsın? “ diye sorulduğunda ilk karşılığı “Allaha şükür” olan insanların bulunduğu bir toplum. Müslüman bir toplum.

Ama Diyanet İşleri Başkanı’nın siyasi tartışmaların içinde yer almasını da yadırgayan bir toplum.

“Türkiye adım adım şeriat yönetimine mi gidiyor? “ söylemlerine, iktidarın hem büyük -Ömer Çelik’in açıklamaları- hem de küçük -Devlet Bahçeli’nin açıklamaları- ortağı tarafından “laiklikten taviz yok” yollu teminat verme gereğinin duyulması…

Din – Toplum – Devlet ilişkileri… Türkiye’nin dengeyi bir türlü bulamadığı bir alan.

Müslüman toplum – Laik devlet ilişkisinde denge ne?

Müslüman toplumun önemli bir kısmının laikliği benimsediği, dinin devlet düzeni olarak kabulü anlamına şeriat uygulamasını isteyenlerin genel nüfus içinde oranının düşüklüğü, İslam’ın kişisel hayatta yaşanma oranlarının dindarlıktan kültür Müslümanlığı diye nitelenebilecek boyuta kadar çeşitlendiği dikkate alındığında konunun ne kadar hassas olduğu görülebiliyor.

Siyaset – Din ilişkisi Cumhuriyet’in kuruluşundan bu yana her zaman hassas bir alan olmuş. Laikliğin çerçevesi onun için hep tartışılıyor. Partilerin kapatma gerekçesi laikliğe karşı eylemlerin odağı olmak. Kamusal alanda din ne kadar görünür olabilir? Sorusu he zaman tartışmaya açık bir konu.

Din, siyasi bir meta haline dönüştürülebilir mi? Yani dindar görünmenin iş yaptığı durumlarda siyasi çıkar için din kullanılabilir mi? “Siyasette din istismarı” gündemi buradan çıkmış.

Ama bu “din istismarı” söylemi, aynı zamanda toplumda dini hassasiyetin gelişmesinin önüne geçmek için de istismar edilmiş. Çünkü çok çok uzunca bir dönem laiklik, toplum – din ilişkisini tırpanlamak için de kullanılmış. Bugün de laikliği o çerçevede kullanmak isteyen odakların bulunduğu biliniyor.

Aslında “din istismarı”na en çok karşı çıkması gerekenler, siyasetçi, din adamı, ilahiyatçı, sade vatandaş… her ne ise, dindar insanlar olmalı. Çünkü istismarın dindarlıkla ilgisi yok. Bu Allaha karşı hile. Onun için bir insan, dini, siyaseti için, ticareti için, ya da başka bir çıkarı için kullandığına dair en küçük bir his taşıyorsa, hemen tövbe etmeli.

Diyanet İşleri Başkanı ile ilgili tartışmayı nasıl okumalı? Bir kısım tepkinin, dinin her türlü görünülürlüğüne karşı tepkili olan çevrelerden geldiği açıkça görülüyor. “Memleket şeriata mı götürülüyor? “ söylemi de öyle bir kışkırtıcılık dozu taşıyor.

Ancak konunun bir siyasi kamplaşmanın boyutu haline geldiğinin de görülmesi gerekiyor.

Siyasi kamplaşma deyince, bunu her siyasi parti, kendi tabanını kemikleştirmek için kullanabilir. “Laiklik” etrafında da bir kamplaşma stratejisi izlenebilir. Nitekim yapılıyor.

Ama din alanı, özellikle bizde, en duyarlı alanlardan birisidir. Orada taban kemikleşmesi stratejisi izlendiğinde, toplumun din ekseninde ayrışması gibi bir sonuç doğması tehlikesi vardır.

Diyelim siyasi iktidarın uzantısı görünümü kazanmış bir Diyanet İşleri Başkanı Müslüman bir toplumun yüzde kaçının güvenine mazhar olur?

Bu sorunun cevabı “Canım zaten ötekilerin din ile ilişkisi problemli” şeklinde ise, işte asıl problem buradadır.

Diyanet İşleri Başkanı’nın ÖNDER’de yaptığı konuşmada işaret ettiği husus farklıdır. Şu sözler:

“Hani ‘inanç sokakta olamasın, mahallede olmasın, insanın içinde olsun’ diye bir anlayış var ya. ‘İnanç işte insan ile Allah arasında olsun, evine yansımasın, ticaretine yansımasın, siyasetine yansımasın, adaletine, yargısına yansımasın’... Görüyorsunuz ya ortalığı ayağa kaldırıyorlar. İnançtan ayıklansın oralar, adeta bu düşünce insanlığı bu noktaya getirmektedir.”

Doğru, din hayatın her alanında olmalı. Bu demek ki, siyasetçiye de söyleyeceği bir şey vardır dinin, adalet mensubuna da, ticaret yapana da… Ne bileyim medya mensubuna da…

Doğru, Diyanet İşleri Başkanı’na da söyleyeceği şey vardır dinin. Mesela oturup düşünülmüş müdür, din, siyaseten böylesine karmakarışık hale gelmiş bir toplum zemininde Diyaneti yönetme sorumluluğu verilmiş bir kadroya nasıl bir görev yükler? Bazen din adına sözü hep başkasına söyler duruma düşüyoruz, kendi konumumuzu sorgulamak aklımıza gelmiyor.

Burada sayın Cumhurbaşkanı’na da bir şey söylemek isterim: Muhtemel ki mevcut statüyü devletin tüm birimlerinin şahsına bağlı olduğu tarzında değerlendiriyor. Yargıyı da Diyaneti de. Bu yaklaşım, Yargı’nın da, Diyanet’in de “siyasileşmesi” gibi bir görüntü ortaya çıkarıyor. Ne de olsa kendisi “partili cumhurbaşkanı”dır. Yargının siyasallaşması görüntüsü, insanların Yargıya güvenini sarsıyor, çok belli, Dinin – Diyanet’in siyasallaşması ise insanların din ile ilişkisini yaralıyor. Yargıyı bilmem ama en azından bunu istemezsiniz diye düşünüyorum. Din hakkı için, lütfen.

YORUMLAR (147)
YORUM YAZ
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
147 Yorum
  • Mustafa Hakan Uğur / 17 Eylül 2021 01:29

    Cemaatler ve tarikatlar kendilerini gözden geçirmeliler.Adam devşirmekte ve ihale peşinde koşmaktan vazgeçmeleri gerekir.Hiç ümmeti olmayan peygamberler olmuş.Ancak tebliğ ve temsil görevlerini layıkıyla yapıp gitmişler.İnsanları dindarlaştıracağım diye din devletinin kurulmasının amaç haline getirilmesidir bugün yaşadıklarımız.Böyle bir amaç insanın bu dünyada imtihan olduğu kaidesiyle de çelişmektedir.Devlet yapısı genelde ceberuttur.Bu nedenle laiklik korunmalıdır.Kimse kimseyi ezememelidir.

    Yanıtla (4) (1)
  • Musrafa Hakan Uğur / 17 Eylül 2021 00:57

    Toplumun büyük bir çoğunluğu tam dindar hale gelmeden, hiç bir partinin din adına ortaya çıkmaması gerekir.Eğer çıkarsa insanları sadece ve sadece dinden uzaklaştırmaya hizmet etmiş olur.Yapılacak şey şahıs şahıs örnek olmaya çalışmaktır.Din devleti hedefinden vazgeçmek bir mecburiyettir.

    Yanıtla (1) (0)
  • Fatih Özkan / 16 Eylül 2021 22:39

    " Din Hakkı İçin " dürüst ve ahlaklı olalım. Bir insanın sermayesi paradan, puldan ibaret olmamalıdır. İnsanın itibarı/ şerefi herşeyin üstündedir. Manevi değerleri istismar ederek, kişisel veya bir takım gruplar lehine çaba sarfetmek adaletli/ vicdani bir davranış değildir. Bütün insanlığï sevmek, düşmanlık beslememek erdemli insan olmanın gereğidir.

    Yanıtla (1) (0)
  • karar okuru / 16 Eylül 2021 19:03

    Şeriatın bugünkü toplumların sorunlarını çözmesi mümkün değil. bugünkü hayat 7nci yüzyıl Arabistan'ından çok farklıdır. Kur'anın kendisiPeygamber'in Mekke ve çevresini uyarması için gönderildigini söylüyor. diğer toplumlar bu kapsamda değil. ayetlerin iniş sebebini okudugumuz da ahkam ayetlerinin tarihsel oldugu anlaşılıyor. Teoloji kısmı ayrı tabi.

    Yanıtla (7) (8)
  • Zekeriyya / 16 Eylül 2021 19:26

    Şeriattan ne anlıyorsun ?
    Şeriat ahlaktır, ibadettir, hukuktur...
    Şeriat namazdır.
    İçki, kumar, fuhuş yasağıdır...
    Şeriat zekattır.
    Şeriat faiz yasağıdır..
    Bu insanlığın kazanımları, şeriatla taçlandırılmalıdır.
    Daha fazla yorulmadan, kısa yoldan doğruyla buluşmadır.

    Yanıtla (7) (15)
  • karar okuru / 16 Eylül 2021 22:37

    Zekeriyya kardeş, ben şeriat deyince insan-insan ilişkisini, insan-devlet ilişkisini yani kamu hukukunu(islamda olmadı söylenir) anlıyorum. Tanrı-insan ilişkisi-ibadet İmani bir konudur ve hukuk kapsamında degildir.

    Yanıtla (1) (0)
  • Ahmet / 16 Eylül 2021 22:13

    Sayın Taşgetirenin Diyanet işleri Başkanının siyasi tavrı ile Diyanetin siyasallaştığı yönündeki değerlendirmelerine katılıyorum. Bu şahıs diyanetin başında olduğu sürece Cuma cenaze namazları dahil Cami ye gitmiyorum ve kesinlikle de gitmeyeceğim. Çevremde de her geçen gün diyanet kurumuna karşı tepkilerin arttığına şahit oluyorum. Ali Erbaşı görevinden ayrılabilir ama korkarım insanların Diyanetten uzaklaşmalarının geri dönüşü olmayacak. Ben ibadetimi evimde ve işyerimde de yapıyorum.

    Yanıtla (5) (3)
  • Ziya KESKİNER / 16 Eylül 2021 22:07

    Aşağıdaki isimler size ne hatırlatıyor?
    Rifat Börekçi
    Eyüp Sabri Hayırlıoğlu
    İbrahim Bedreddin Elmalılı
    Lütfü Doğan
    Dr. Lütfi Doğan
    Dr. Tayyar Altıkulaç
    Prof. Dr. Mustafa Sait Yazıcıoğlu

    Yanıtla (1) (1)
  • Eflatun Şenyuva / 16 Eylül 2021 21:56

    Değerlendirmeniz çok yerinde ve gerçekçidir.Dine her halükârda düşmanlık eden de bir oy için dini siyasette alet eden de utansın artık.

    Yanıtla (2) (0)
  • Karar okuru / 16 Eylül 2021 20:07

    Din hayattır. Hangi hayatı yaşıyorsanız dininiz odur. Oyle ki yaşadığınız din sizin geçici dünysnızı değil ebedi dünyanızı da belirler.

    Yanıtla (3) (0)
  • Cem / 16 Eylül 2021 15:59

    Kusura bakmayın ama din ticarete, eğitime, siyasete ve adalete yansımamalıdır. Sadece ve sadece insanla yaratıcı arasındaki ilişki biçiminde kalmalıdır. Bu nedenle ülkede adamakıllı laikliğe geçilmelidir. Bunun için tarikatlar kapatılmalı ve bunlara mensuplar devletten temizlenmeli, daha sonra Diyanet kapatılmalıdır. Böyle yapılırsa dindarlar rahat nefes alacaktır.

    Yanıtla (11) (10)
  • Demokrat / 16 Eylül 2021 19:46

    O senin sözünü ettiğin şey din değil ki. Azıcık Kuran oku.

    Yanıtla (3) (6)
  • insan haklari savunucusu / 16 Eylül 2021 18:26

    Dinin siyasetciye soyleyecegi seyler ne olabilir? Yolsuzluk yapma, rusvet alma, yalan konusma, adil ol yargiyi silah olarak kullanma, adam kayirma, mutevazi ol, haksizlik etme, zalim olma...Liste uzun da, bunlari bilmeyen bir siyasetci mi var? Sanki siyasetciler neyin dogru, neyin yanlis oldugunu bilmiyorlar da, din onlara dogru yolu gosterecek. Din kitabini okuyacak, yolsuzluk harammis meger, tovbe bir daha yapmam diyecek.

    Yanıtla (5) (0)
  • Alıntı / 16 Eylül 2021 10:35

    Bir tarikat tv'sinde medrese konusu işleniyor. Bir adamcağız hayatı iman küfür mücadelesi olarak görüyor, medreseyi iman tarafına modern eğitimi (üniversiteyi) beşeri sistem olarak küfür tarafına koyuyor. Sonra "küfre nasıl düşülür"ü açıklıyor.
    Eğer anlayışınız buysa, o medrese sizin, üniversite bizim olsun.

    Yanıtla (27) (1)
  • karar okuru / 16 Eylül 2021 11:10

    Kullandığı telefenu, bilgisayarı, televizyonu, buzdolabını, tüm elektrikli araç ve gereçleri, bindiği otomobili, otobüsü, metroyu, uçağı hepsini ama hepsini küfür tarafına koyduğu üniversiteliler icat etti.
    İhtiyaç duyduğumuz araçlardan bir tanesini medrese mezunu yapabilmiş mi?
    Üniversite ile medreseyi eşleştiren bu zihniyet bizi etkilemeye devam ederse Afganistan olmaya doğru gidiyoruz diyebiliriz.

    Yanıtla (18) (2)
  • Hatice / 16 Eylül 2021 17:46

    Endişe etmeye gerek yok. Son dönemlerinde iyice hırçınlaşmaya başladılar.
    Her şey aslına rücu edecektir.
    Kullandığın oy kaderindir.

    Yanıtla (8) (0)
  • Neme Lazım / 16 Eylül 2021 17:29

    "...bir insan, dini, siyaseti için, ticareti için, ya da başka bir çıkarı için kullandığına dair en küçük bir his taşıyorsa, hemen tövbe etmeli..."demiş yazar. Soru: 1) Bu ülkede dindar siyasilerden dini siyaseti için kullanmayan var mı? 2) Aynı kesimden ticaret yapanlardan dini kullanmayan var mı? 3) Vakıf, dernek, tarikat, cemaat, yurt, murt ne varsa hepsi dini kullanarak yol almıyorlar mı? Dini, kul ile yaradanı arasındaki saf ilişkiye indirmedikce daha çok tövbe bekleriz...

    Yanıtla (3) (1)
  • Cevdet Sezgin / 16 Eylül 2021 17:12

    Sn Taşgetiren, Diyanet İşleri Başkanının konuşmasını ben sizin gibi yorumlumadım. Bana göre bahsedilen kurum mensuplarının doğrudan dini ile ilgilidir ve Başkan siyasetin taa içirisine girmiştir. Oysa ki AKP li olmayan müslümanlarda vardır veya bu memlekette gayri- müslim vatandaşlarda. O nedenle Diyanet İşleri Başkanının bu tür konuşması yanlış, Cumhurbaşkanının açık telefonla onu desteklemesi ve bunu TV lerden yayınlaması da önemli bir hatadır. Elhamdülillah ben müslümanım .

    Yanıtla (5) (0)
  • Osi / 16 Eylül 2021 16:25

    Ya sizi anlamak ne múmkún muslúman ulkede duadan rahatsíz olanlara sozúnúz yok dua edenler dini siyasete alet ediyor óylemi diyanetin baßíndaki kisi duada etmeyecekse ne edecek insaf izan ALlahtan korkun ya

    Yanıtla (2) (14)
  • Muhtefi / 16 Eylül 2021 16:19

    DIN eşittir GUZEL AHLAK...gerisi Umurumda da degil...diger lakirdilar hic değil...!..Ahlak yoksa ortada konusulacak.bisey de YOKTUR...!..Vesselam..kendim de dahil.ve tüm cevrem..!..

    Yanıtla (7) (1)
  • İlyas Düğencioğlu / 16 Eylül 2021 16:18

    Üstad,sizi T.Edeb.ı Vakfından tanıyoru.Çok ihtiyacımız olan konuları ele alıyorsunuz.Allahah razı olsun.İçimiz KAN AĞLIYOR.Anlatacağım olay da öyle.Bir yolculukta tanıdığım emekli olmuş bir bürokratla sohbetimiz oldu.O bürokrat:Artık Cuma ve bayram namazlarına da gitmiyorum.Her şey rezil oldu.demişti.İçim yandı.Bahsettiğiniz nedenleri ileri sürüyordu.Yanlış olduğunu ifade etsem de ikna olacak gibi değildi.Ne ölürdün hakkı için"yapmasınlar böyle bir siyasallaşmayı. İşin evveli de var tabii.

    Yanıtla (4) (0)
  • Halil / 16 Eylül 2021 16:06

    Bu din-devlet ilişkisi bir türlü "denge"ye gelemedi. İki tarafın da kaygıları var. Olması gereken en doğru şekli galiba Ahirette anlayacağız.

    Yanıtla (2) (1)
  • Musa / 16 Eylül 2021 15:49

    Sn yazar, DİB sözlerini tam anlamadım.Ne demek din hayatın her tarafında olacak, hayatın her tarafına,bar,Saz,İçkili lokanra,gece kulubü vb. gibi yerlerde dahilmi. Din olması gerekli yerler de olur.Bu sözler yanlış olmuş.

    Yanıtla (6) (2)
  • Ali / 16 Eylül 2021 15:47

    Diyanet başkanını; cemaat ve vakıf temsilcilerinden oluşan kurullar seçmeli.
    Fetvalarda bu yapıların temsilcileri de olmalı.
    Fetva kurullarında; seçkin ahlaklı ilmiyle amil İslam bilginleri olmalı ki; diyanet, siyaset ve dış baskılara karşı hür ve özgür olsun.

    Yanıtla (5) (1)
  • Hakkı Tutan / 16 Eylül 2021 14:20

    Bizlere ezberletilen 32 farz gibi 54 farz gibi İslami öğretilerin içinde bir tek,kul hakkı,devletin malını çar çur edip götürme,yalancılık,iftira ,hırsızlık,yolsuzluk ile ilgili tek bahsin olmayışı garip değil mi.Ayrıca hiç bir sünni İslam ülkesinde böyle formüle edilmiş farzlar listesi yoktur.

    Yanıtla (18) (0)
  • Ali / 16 Eylül 2021 15:37

    Biz Müslümanlarda onların hepsi var ve yapılması dinen günah, hukuken suç sayılıyor. Kabil bey senin mensubu olduğun dinde (Lahana veya Ispanak dini herhalde) sorun var demek ki. Dinimiz İslam pak ve haktır Elhamdullilah. Müslümanlar ise günah işleyebilirler (imtihan sırrı) ve işleyen cezasını çekecektir.

    Yanıtla (2) (6)
  • Fatih Özkan / 16 Eylül 2021 14:59

    '' Ali Baba '' rumuzuyla yorum yapan arkadaşın Kuzey Irak Yönetimince sipariş edilen şapkaların yakılması, hem ırkçılık kokuyor hem de cehalet. Bu düşüncede olan insanlarla yaşamak çok zor. Ama bunların inadına halkların kardeşliği için, ülkemizin huzuru için hep yapıcı olacağız. Bu cahillerin tuzağına düşmeyeceğiz. Ülkemiz Türkiye Cumhuriyetini ve hangi görüşten olursa olsun, tüm tüm kardeşlerimizi seveceğiz. Onlar onlarda utandıklarıyla kalsınlar.

    Yanıtla (7) (1)
  • Ali Baba / 16 Eylül 2021 15:35

    Sevgili Fatih.Tūm.tūm Īnsanlari ayrim yapmadan tabiki Seveceğiz.Seveceğiz.De.Kıbrıs Tūrkleri.Filistin.Uygur.Kosova.Kırım. Talep ettiğimiz Haklari için ne kadar Seviyorsak.Diyorum.Kūrd Halkınıda Haklarıyla.O kadar Sevelim.Diyanet ne kadar Seviyor Hak.Hukuk söz konusu olunca Kūrdlerin.Alevilerin.Saygılar.

    Yanıtla (2) (1)
  • K.okuru / 16 Eylül 2021 15:05

    "Allaha karşı hile"."Dini siyasi kamplaşma
    olarak kullanma"."Laikliği siyasi kamplaş
    ma olarak kullanma"....Ne laikcısı sami
    mi,dindarı samimi.Ülkenin geldiği durum
    fazla kamplaşma yerine,her yerde güven
    huzur... istiyor.

    Yanıtla (3) (0)
  • hüseyin adıyaman / 16 Eylül 2021 15:05

    allahım dinine perde olmaktan dinine gölge etmekten dinine dert olmaktan sana sığınırım.

    Yanıtla (3) (0)
  • Polat Yaver / 16 Eylül 2021 15:00

    Peygamberin ahlakını , insan ve hayvan sevgisini , adaletini, hoşgörüsünü örnek alma , Taliban gibi yüzde gelişi güzel biriken çirkin görünümlü kıl birikintisini sünnet diye halka dayat , Adına da din de , peygamberin baş düşmanları Ebru cehil ve ebu lehep de sakallıydı, yahudi ve hristiyanlar da sakallıydı, o kültürde peygamberin sinek kaydı traş olması düşünülemezdi, sakal bir kıl , kutsal olsa koltuk altımızda çıkmazdı .Camiler de selavatlarla açılan sakalı Şerif bohça larını unutmayalım

    Yanıtla (3) (1)
  • Kaya / 16 Eylül 2021 14:59

    Peygamberler itibarı değil ahlakı öncelemişlerdir. Sembollerle bezeli şirk dini olan şehir kültünü inkar etmiş, yerine şiarlarla donatılmış hak dini olan medeniyet kültünü koymuşlardır. Şimdi diy.işl.başkanı zatın sokakta kamuda olmasını istediği islam sembolik islamdır..Özü hukuka medeniyete dayanan değil emredici, biatçı, ötekileştirici, Allaha değil kendi taraftarlığına çağıran bir din anlayışıdır.. vesselam

    Yanıtla (6) (0)
  • karar okuru / 16 Eylül 2021 14:58

    Türk toplumu geç kalmanın da verdigi hırsla, hızla sanayileşmiş ancak tarım toplumunda oluşmuş ruhunu değişrirememiştir. onun için 'aklı batı da, gönlü doğudadır. Kapitalizmin ürünü olan çağdaş hayatı nasıl oluştuguna bakmadan, anlamadan dini degerleri ile yönetecegini düşünen dindar insanlar var. bu mümkün değildir. akan hayat durgun dinle yönetilmez.

    Yanıtla (7) (0)
  • Kaya / 16 Eylül 2021 14:52

    kendini dindar ya da laik olarak tanımlayan kesimlerde anlayış kendi sembolleri üzerinden tanımlama yapması.Ama kimse hakikat üzerinden bir eleştiri istemiyor.Misal dindarlar başörtünün kamusal alana girmesini isterken ahlakın girip girmemesini önemsemiyor.Laik kesiminde bu konuda tutumu benzer.Hakimlerin rüşvet alıp almaması önemli değil yeterki bir kesim için laik diğer kesim için dindar olsun.Esasen İslam semboller değil şiarlar dinidir.Yani görünüşe değil şuura hitap eder.

    Yanıtla (3) (0)
  • Cenk Cemil / 16 Eylül 2021 14:49

    Sayın Taşgetiren,
    Bu ülke öyle Diyanet İşleri Başkanları görmüştür ki, mensub oldukları partilerden bakan bile olmuşlardır. (Her iki Lütfü Doğan'ları hatırlayınız) Yani, onalrın zamnında bu kadar pandomima koparılmamıştı ! Oysa, aynı D.İ.Başkanlığı görevlerinde bulunmuşlardı ! Kanaatimce iktidara ve Cumhur İttifakına karşı mevzilenmiş olan tugaylar, D.İ.Bşk.lığı kanalıyla iktidara karşı ayrı bir taarruz cephesi açmışlardır ! Bana göre bu çabanın kaale alınacak hiç bir tarafı yoktur !

    Yanıtla (1) (8)
  • Arifasya / 16 Eylül 2021 14:44

    Dil konusulursa yasar,din de yasandikca unutulmaz.helal haramin karistigi bir ulkede,yolsuzlugun mesrulastirildigi bir idarede,ticarette yalan olur diyen muslumanlarin oldugu bir yerde,calisanlar calsa ne olur diyen dindarlarin oldugu bir yerde,turizm diye fuhus ekonomisi uygulanan bir memlekette,hacisi hocasi peynir ekmek gibi faiz alip verdigi ,her sene oruc tutanlarin,namaz kilanlarin azaldigi ,zekatin esamesinin okunmadigi bir ulkede.devletin adi islam devleti olsa ne olur oolmasa ne olur.

    Yanıtla (1) (0)
  • Ali Baba / 16 Eylül 2021 00:45

    Din Hakki icin Lutfen...

    Vah. Vah ki Vah.

    Ye$il gömlegi cikarttik dediklerinde

    Evet cikarttiniz ama

    Yirtip Atacaksiniz.

    Yakacaksiniz o ye$il gömlegi. demeliydiniz.

    Demokrasi bir aractir diyen.

    Ye$il Gömlegi cikartmak.da bir aracti.der.

    Yanıtla (21) (2)
  • Okur / 16 Eylül 2021 14:21

    Öyle görúnúyorki talibanda čıkaracak gömleģini

    Yanıtla (6) (0)
  • Hakkı Tutan / 16 Eylül 2021 14:09

    Herkesin laiklik anlayışı, siyasi görüşü, din anlayışı farklı olabilir,Laikliğin devlet eli ile dayatılan versiyonundaki katılık ve aşıtılıklar çok hatalı olmuş olabilir, peki siyasiler tarafından kullanılan dini motif ve argümanlar doğru mu.Yani sayın yazar bir tarafın yanlışı diğerini foğrulamaz.Diyanetin son zamanlardaki hükümetin ihtiyacına binaen fetvalar verip islamın özüne bile ters davranmadını nasıl izah edebiliriz.Aynayı tek tarafa tutarak değil her tarafa tutarak yazın.

    Yanıtla (3) (0)
  • Ali Baba / 16 Eylül 2021 14:01

    Haber Trabzon.dan.

    Irak.Kurdistan Bölgesinde seçimlerde reklam için dağıtilacak Şapka Sıparişi alan Trabzonda bir fabrikanın ūrettiği Şapka.lar Beledeye tarafından el konulup Yakıldı.YAKTILAR.

    Tūrkçū Mūslūman Kafası.

    Zır Cahiller.

    Īsrail Devletinin verdiği sıparişleri Yakmaya güçleri yetmez ama…

    Mesele Kūrdler oldumu

    Erkeklikleri tutar.

    Ee.Hani Kardeştik ?

    Ee.Hani Akrabaydık Kūrdlerle ?

    90 yıldır

    Zurna.nın Zırt dediği yerdeyiz

    Yanıtla (6) (2)
  • Hakkı Tutan / 16 Eylül 2021 14:00

    Doğru din eğer Allah'ın dini olarak hayatımızda yer alacaksa bizim için bir mesele değildir.Ama biliyoruz ki ne diyanetin başına ne de devleti yönetenlere bir şey diyemeyen din hep birilerinin menfaati için kullanılıyor.Basitçe, sığınmacılara karşı ensar olmaktan bahsetmek.Suriye'de ne işimiz var diyenlere bir müftünün cuma namazında ebleh demesi gibi.Mugalata yaparak yanlış doğru gösterilemez.Yoksa peygamberden hemen sonra başlayan kavgaları nasıl izah edebiliriz.

    Yanıtla (1) (0)
  • Fatih Özkan / 16 Eylül 2021 13:52

    Dinin siyasallaşması gerçekten de dine zarar veriyor. Bütün dini kurumlar ( sadece Diyanet değil, diğer dini kurumlar da dahil ) siyasete alet olmamalıdır. Semavi dinlerin temel felsefesi Cenab-ı Allah'ın varlığını kabul etmek ve ahlaklı bir toplum inşa etmek; dolayısıyla her kesin huzur bulabildiği bir hayat temin etmek. Ahirette de bir hesabın olduğunun bilincinde olmaktır.

    Yanıtla (3) (0)
  • ismail d. / 16 Eylül 2021 13:49

    SİYASAL İSLAMCILAR, kendi menfaati ve çıkarı için İslam dinini siyasete alet ederek her türlü hırsızlık ve yolsuzluğu mubah saydıkları için insanları İslam dini değerlerinden soğuttukları ve uzaklaştırdıkları görülüyor.

    Yanıtla (4) (0)
  • Muhammet Bayraktar / 16 Eylül 2021 12:54

    Cumhuriyet'te, sözcü de yorum yazanmayan kemalist arkadaşlarımız burada müftülük yapıyorlar

    Yanıtla (3) (10)
  • Bence / 16 Eylül 2021 13:15

    ??? Açıklama da olaydı da anlayabileydim! Müftü kimdir, ne olursa Müftülük olur ? Müftü'nün İslam'da Kuran'daki yeri nedir mesela? Ki, dine şekil mi verebilir?

    Yanıtla (7) (1)
  • Asi / 16 Eylül 2021 13:19

    Herkes istedigi mecrada istedigi yorumu yapar,fikirleride yasaklayin bari oldu olacak.

    Yanıtla (7) (1)
  • karar okunur / 16 Eylül 2021 13:35

    „Kahramanmaraş’taki Arınç Kuran Kursu’nda….
    Çocukların yaşadıklarını okurken düştüm, yazarken boğuldum.“
    Barış Pehlivan / Cumhuriyet

    Diyanet Kahramanmaraş’taki istismar şüphelisini temizlik görevlisiyken 2019’da hoca yapmış. Sen de bizi müftü yaptın. Alışkınsınız tepeden inme işlere.

    Yanıtla (8) (0)
  • Ahmet 61 / 16 Eylül 2021 13:35

    Allahın( cc)Nimetlerini beğendiniz'de dininimi beğenmemediz?laiklik, laiklik demekten dilini z yaprakgibi oldu!!!! Bu nasil yorum? Din gününde bütün sorular kurani kerimden sorulacak.Bakalim ozaman neyapacağiz?

    Yanıtla (1) (3)
  • Hasan / 16 Eylül 2021 13:11

    İşgal ettiği makam nedeniyle devletle bağı olan DİB’in Başkanı Ali Erbaş, Hz Ali efendimizin “devletin dini adalettir” sözünü erkekçe şerh ve izah etsin de, bende ona adammış diyeyim.

    Yanıtla (2) (1)
  • Dur / 16 Eylül 2021 10:07

    Turkiyede insanlarin yuzde 22si Talibani destekliyormus,korkunc bir oran,buna kucuk yasta beyinleri yikanan cocuklari koy,10 sene sonra rota Afganistan.67 yasindayim ,daha once kimse kimsenin ne dinini,ne kokenini merak ederdi.

    Yanıtla (17) (1)
  • Nihat Osmanoğlu / 16 Eylül 2021 10:38

    Merak etmeyince din yok mu oluyordu? Mış gibi yapılıyordu. Din var ve kıyamete kadar olacak. Hele İslam gibi Hukuku da içeren bir din.

    Yanıtla (0) (13)
  • Bir / 16 Eylül 2021 11:32

    Olayi carpitmayin,din yok denmedi,kimse dini,kokeni yuzunden dislanmadi deniyor.

    Yanıtla (9) (0)
  • Adnan / 16 Eylül 2021 13:03

    Din var. Allahtan korkmaz kuldan utanmaz hırsızlık yolsuzluk yapanlar var. Dini kuralları biraz onlarada hatırlat...

    Yanıtla (8) (0)
  • galip / 16 Eylül 2021 13:10

    Ya okudugunuzu anlamiyorsunuz yada provakosyon yapiyorsunuz.

    Yanıtla (3) (0)
  • Özay İbrahimbaş / 16 Eylül 2021 11:16

    AK Parti başkanının, seçim meydanlarında Kuran-ı Kerim'i pervasızca salladığını unutmadık...

    Yanıtla (20) (0)
  • Ali Baba / 16 Eylül 2021 13:05

    Parti Çalışanı.Ūye.Sempatizan.

    Başkanlari.nı sahte delillerle tutukla

    Belediyelerine Kayyum Ata

    Önce Kūrdler Dağ tūrkleridir de

    Sonra pardon Kūrd Halkı var.de

    Ee.Kūrd Halkı varsa

    Hakları.da var.

    Yok.Kūrdlerin Hakkı yok.de

    Ūmmetiz.Kardeşiz.cart.curt ET.

    Aldı eline bir Kūrdçe Kuran.ı Kerimi

    Görende yok.Belkide Arapçaydı.

    Çık seçim meydanlarina Salla.Sallayabildiğin kadar.

    Din.Siyaset.Bayrak ve

    Şehitlik.TūrklūkTūccarlığı yap

    Allahüekber de..

    Kūrd Halkı hiç.mi hiç unutmayacak

    Yanıtla (11) (2)
  • Karar Okuru / 16 Eylül 2021 11:27

    Karar Gazetesinden bir haber,
    "Garanti edilen yolcu kapasitesine bir türlü ulaşamadığı için devletin kasasına zarar olarak yansıyan Zafer Havalimanı'nın israf bilançosu 8 ayda 4 milyon 650 bin Avro'ya dayandı. Zafer Havalimanı için Kütahya, Afyon ve Uşak'ın toplan nüfusu kadar yolcu garantisi verildiği ortaya çıktı."

    Ali Erbaş her konuda konuşacağını söyledi, bu konuda da konuşacakmı, bekliyoruz.

    Yanıtla (12) (1)
  • S.Faruk / 16 Eylül 2021 13:03

    Kütahya Zafer havaalanının yıllık yolcu sayısını hesaplayan ve buna göre müteahhide garanti veren kişi ve kişilerin sorumluluklarını kimse sorgulamayacak mı...

    Yanıtla (8) (0)
  • Sezar / 16 Eylül 2021 09:59

    Vergimin din işlerinde harcanmasını istemiyorum, sizin deyiminizle helal etmiyorum. Bu iş devletin sırtından alınmalı. Çok isteyen derneğini, vakfını kurar, camisini cami cemaatinin desteği ile finanse eder.

    Yanıtla (18) (1)
  • Suat / 16 Eylül 2021 12:49

    Doğru bir tespit . İnanç vergisi getirilmeli, isteyen ödemeli

    Yanıtla (11) (0)
  • Hukukçu / 16 Eylül 2021 12:48

    Hala daha keskin bir şekilde konuşamamanız, görüntü gibi kavramları kullanmanız üzüntü verici... Ne hukuk kaldı ne hak, ne ekonomi kaldı ne adalet. Mış gibi yapmaya gerek yok Ahmet bey. Doğruları net bir şekilde ifade etme zamanı. Halk perişan durumda enflasyon şahlandı millet açlığa yokluğa mahkum edildi... Birden fazla maaş alarak yolsuzluk yaparak gününü gün eden azgın azınlık ülkeyi mahvetti...

    Yanıtla (11) (1)
  • Cihangir Hür / 16 Eylül 2021 12:40

    Allah’ın kurallarını, inanan insanlar uygularken, sevap ve günahlarının hesabınıAhrette Allah’a verecekler.
    Din öğreticileri inandıkları, yorumladıkları din e göre idare ettikleri insanları yönetirken kendilerini Alahın vekilleri gibi görüp, sanıp, hatta haşa kendilerini Allah’ın yerine koyup din kurallarına göre yönetmeye kalkmak, kalkışmanın nasıl bir Din devleti ve yönetim şeklini tarihte hatta günümüzde görmekteyiz. Laiklik gerçek Müslümanı dincilerden kendini kurtarmanın güvencesidir.

    Yanıtla (6) (2)
  • Mustafa İMİR / 16 Eylül 2021 12:24

    Din hakkı ne demek? Kaynağı nedir? Kapsamı nedir? Kriterleri, ölçüleri nedir? Doğrulaması (verification) nasıl yapılır? Diğer tüm haklarla ilişkileri ve ayırt edilmesi nasıl yapılır? Yasalardaki (örfi, şeri, hukuki...ahlaki, vicdani) karşılığı nedir? Evrendeki insan dahil her şey din için mi yoksa din insan için mi? Ah be Ahmet Hoca!.. Mülayim, ağırbaşlı, arifçe üslubunuzla ne mesajlar verdiğinizin fark edilmediğini mi sanıyorsunuz? Yine de okunası bir yazı.

    Yanıtla (3) (0)
  • Ty / 16 Eylül 2021 12:18

    Değerli yazar ağabey, en taze en sıcak en açık yalan, yüzde 19 enflasyon var açıklaması yapıyor. Tamam kabul inandık arkasından yüzde 5 zam yapıyor enflasyona ezdirmedik çok iyi verdik diyor. Biz bununla, Dib nın saydığı o alanlarda nasıl ibadet yapacağız nasıl adaletine yargısına güveneceğiz. Dayak yiyen bokserin durumuna düştük.

    Yanıtla (4) (1)
  • Spartacus / 16 Eylül 2021 12:14

    Biz Diyanet İşleri Başkanı niye konuşuyor demiyoruz ki. İslam dediği gibi hayatın her alanında var ve Başkan da her konuda görüş belirtebilir. Bizim itirazımız kayırmacılığa, rüşvete, yandaşa ihalelere, haksız uygulamalara hiç ses çıkarmayıp cami kürsüsünden mitinge davet eden, ekonomik sıkıntı artınca Cuma günü sabır ve şükür hutbesi okutan Diyanete.

    Yanıtla (7) (1)
  • Ahmet Ayaz / 16 Eylül 2021 12:11

    Sayın Taşgetiren, yazılarınızı okuyorum, istifade etmeye çalışıyorum. Bu yazınızda olduğu gibi açık olarak görüşünüzü belirtmediğinizi, konuyu ortada bıraktığınızı düşünüyorum. Değerler ve prensipler ile kişilerin söylem ve davranışlarını tam olarak ele almadığınızı değerlendiriyorum. İyi günler diliyorum.

    Yanıtla (0) (0)
  • karar okuru / 16 Eylül 2021 11:59

    İnsanlar dinleri ile neden övünür bu yaşıma kadar hiç anlayamadım. Türkiyede doğan bir insanın müslüman olmaktan başka bir seçeneği yok. bu bana bir tür kolaya kaçma, aidiyet edinme, dini değerleri abartılı bir şekilde göze sokarak sizdenim mesajı vermek, yetersizligini din ile kapatmak gibi geliyor.

    Yanıtla (4) (1)
  • oto elektrikçi / 16 Eylül 2021 11:44

    Sayın hocam 'inanç yargıya yansımasın' diye ortalığı ayağa kaldırıyorlar! cümlesini nasıl açıklarsınız. Belki de bir yazı konunuz olabilir.

    Yanıtla (2) (0)
  • Recai / 16 Eylül 2021 11:41

    Devlete laf dersen çarpılırsın. Devlet putu çarpar. Hep söylüyorum bu millet putperest diye, yayınlanmıyor. O yüzden burda haftada bir gerçek muslumanligin tarifine soyunma ihtiyaci duyuyorsunuz. Muslumanim diyenlerin kendi eliyle diktiği tabular dan korktuğunu gördükçe, dinin yanlış anlaşıldığını düşünüyorsunuz. Halbuki toplum putperest bunu anlasanız rahat edersiniz. Yarın biri gelip bir put diksin ondan da korkarlar. Kirmizi çizgimiz der onun için ölür öldürürler.

    Yanıtla (0) (5)
  • kafaoğlu / 16 Eylül 2021 11:41

    Lütfen kimse dini argümanları,vatandaşın dini duyarlılığını,ister siyasi ister ekonomik menfaatleri için kullanmasın. Bu tür ilişkilerde kullanılan dinden dindar insanlar uzaklaşıyor,dine mesafeli olanlar da dindarlardan uzaklaşıyor, Tekrar yazayım camide cemaat kalmadı,dindarlara itimat kalmadı. Aslında herkesin dini sadece kendisini ilgilendirir,dindarlığı veya dine mesafeli bir hayat yaşaması da öyle, o zaman dindarlığımızı insanların gözüne niye sokuyoruzki ? Elin dindarlığından bize ne ?

    Yanıtla (2) (0)
  • Karar okuru / 16 Eylül 2021 11:35

    Beş müteahhidim futbol kulüplerinin yüzmilyonlarca dolar vergilerini affetmek, özel tüketim vergilerini dünyada görülmemiş şekilde yükseltmek, vatandaşı faiz ve borç bataklığına mahkum etmek, üç beş on maaş vermek ve yüzde sekseni asgari ücrete mahkum etmek. Dindarlıkta mübah mı? Diyanet işleri başkanı bu konularda da bir konuşsa ne iyi olur.

    Yanıtla (10) (0)
  • efedamat / 16 Eylül 2021 11:20

    bir ülke de yıllardır hutbelerden vaazlardan yolsuzluk hırsızlık devlet malını çalanın akıbeti kul hakkı hakkında bir kelam edilmez.
    hak hukuk çiğnenir genç yaşlı ülke insanları tren kazalarında hayatını kaybeder.
    hiçbir sorumlu ceza almadığı gibi daha yüksek görevler getirilir.
    bakanlığına yüksek fiyatla ürün satan bakan istifa eder ama ona teşekkür edilir.
    madem kendini ülke büyüğü olarak görüyor diyanet başkanı bunlarla ilgili bir kelam etse de duysak.

    Yanıtla (11) (1)
  • karar okuru / 16 Eylül 2021 05:01

    Herkes neye isterse inansin, inanmayan da inanmasin. Devlet her bireye esit uzaklikta olsun, ayrim yapmadan evrensel hukuk yurutsun. Devlet insanlara zorla belli bir din yorumunu servis etmesin. Diyanet ozerk olsun ve butun mezheplere ait branslari olsun, inananlarin vergileri ile butun mezheplere ayri ayri uygun hizmet versin. Yoksa bu yol, yol degil, yakinda birbirimizin bogazina sarilmaya mecbur kalacagiz.

    Yanıtla (15) (1)
  • Kamil / 16 Eylül 2021 09:06

    Gayet mantıklı öneri. Cemaatler heryeri ele geçirir korkusuyla buna karşı çıkılıyor. Ne dersiniz?

    Yanıtla (5) (0)
  • karar okuru / 16 Eylül 2021 09:57

    Acik seffaf, kayitli, sadece uye olanlarin inanc vergileri ile finanse olan yerler olursa niye sorun olsun? Parasini inancini desteklemek icin harcamak isteyen buyursun harcasin. Orgun bilimsel egitime, cora cocuga ilismesinler. Yatili dini kurslarin tamami kaldirilsin. Isteyen aileler okul harici saatlerde cocuklarini istedikleri mezhebin kursuna belli saatlerde gondersin. Devlet yalnizca cocuklara fiziksel ve duygusal suistimal yapilmadigini seffaf bir sekilde denetlesin.

    Yanıtla (5) (0)
  • Nihat Osmanoğlu / 16 Eylül 2021 10:43

    Bunun da adı din hürriyeti olsun öyle mi? Devlet dindarın çocuğunu yatılı ya da yatısız okutmasına ne hakla karışır? 28 Şubatta denenmedi mi? Sonuç şekil 1a. İslamı bilmeden her konuşulan hava civadır. İslam, batılıların din muhayyilesindeki sadece "iman" dan ibaret değil, Kendi içinde gayet tutarlı bir hukuk sistemi var. Bunu anlamayan, bilmeyen Don Kişot gibi hayaliyle savaşır. Tabi yenileceği kesin.

    Yanıtla (0) (14)
  • Kasım ÖZDEMİR / 16 Eylül 2021 10:39

    Ahmet hocam ben kalplerin mühürlenmesi olayını dini inkara düşmüş insanlar için bilirdim. Doğrusu yalan ve haksızlıkta birleşenlerin kalplerinin mühürlenmesiymiş. O yüzden siz üstünüze düşeni yapın ama ...duymazlar, görmezler.

    Yanıtla (4) (0)
  • Polat Yaver / 16 Eylül 2021 10:34

    Din , din , din , bırakın insanların yakasını , isteyen postun üstüne oturup sabah kara kadar hay huy çekip zikretsin, istemeyene de din adına ucube bir şey dayatılmasın, 50 yıldır Avrupa’da yaşıyorum, dinin günlük hayatta yeri yok , ve ülkeler başarılılar, kiliselere, havraya , camiye giden gider gitmeyen gitmez, Hükümetlerin Gaye’si halkın refahı olmalı, din dayatması değil

    Yanıtla (12) (0)
  • Molla Kasım / 16 Eylül 2021 10:31

    Harika bir yazı. Kaleminize sağlık.

    Yanıtla (1) (0)
  • Özay İbrahimbaş / 16 Eylül 2021 10:28

    Din, siyaset için her zaman en kullanışlı ve en ikna edici malzeme olmuştur.

    Dini özümsedikleri ve kalplerinde hissettikleri için değil, kitleleri aldatmak ve iktidarlarını sürdürmek için dindarlık söylemlerine sarılmışlardır.

    En dinci görünen bu dönem iktidarı, dini en çok istismar edendir.

    Yoksa Diyanet "İktidarın Sesi Radyosu" rolünü bu kadar aleni ve utanmazca yapabilir miydi...

    Yanıtla (2) (0)
  • Ahmed 61 / 16 Eylül 2021 10:22

    Laikliğe yan bakamassın koruma altında.Dinimize sıra gelince hükümleri ayaklar altına,alay eden edene,atış serbest....,.İyiki cehennem var yoksa öfkemden çatlardım.

    Yanıtla (3) (11)
  • Okur / 16 Eylül 2021 10:03

    Diyanet’in saygınlığının halkın gözünde hızla düşmesinin nedeni, ‘siyasileşme görüntüsü değil’, gerçekten siyasileşmesi. Siyasi açıklamalar yaparak polemiklere kendisini malzeme etmesi. Düşünün, Nagehan Alçı (beğenirsiniz beğenmezseniz) -haklı olarak- kurumun başkanına tavsiye verir hale geldi. Normalde tersi olması gerekmez mi?

    Yanıtla (8) (0)
  • miralay / 16 Eylül 2021 09:54

    Bizim ülkemizdeki din ile devlet arasındaki yakın görünme mahzurlu sayılmakta bir kısım gruplarca. Sebebi de laik bir devlet düzeni olduğundan. Hem laik devlet diyoruz hem din işleri var. Ülkemiz için asıl olan dinimize (İslamiyet) muğayır olmayan kanunların yapılmasıdır, çünkü kahir ekseriyetinin müslüman olduğu bir milletiz. Zorlama yok tabi ki, isteyen başka dine intisap edebilir ama etmiyor (istatistikler şahid). Öyleyse dine lakaydlık olmayacak. Gayrimüslimlerse kendi dinlerince yaşasınlar

    Yanıtla (1) (1)
  • Bence / 16 Eylül 2021 09:34

    DİB, kelime oyunu yapmakta: Ticarete, hukuka vs yansıyan din İnsanın vicdanı ve adaletidir. Aksi halde, din her alanda görünür olsa idi, Kuran; moda kitabı,, ticaret risalesi vs haline döndürülürdü. Bu da, din muhafızları ve kontrolörlerinin varlığını gerektirir. Asıl dine zarar veren/verecek anlayış ta budur kanımca. Ahlak dine dayanır ise ahlaki değerler hukuki mevzuat içinde belirlenir ve devletin dinle ilişkisi biter.

    Yanıtla (1) (0)
  • Bence / 16 Eylül 2021 09:29

    'Dinin her alanda görünür' olması demek, her alanda dinin görünürlüğünü sağlayacak ve kontrol edecek din görevlisi demek. Bunun adı da DİNİ KULLANAN DEVLET demektir. ( Din devleti kavramı, Kuran'a aykırı olduğu için , din devleti olamaz) Kaldı ki: Din ahlak üzerine inşa edildiğinden, ahlaki değerler HUKUK Sistemi içinde yaşatılır, problem biter. İman ve ibadet kişiye bağlı olduğu için herkes dilediğini yapar. Sonuç: Dinin görünür olması demek, DİN İSTİSMARIDIR.

    Yanıtla (3) (1)
  • Karar'lı Bir Okur / 16 Eylül 2021 09:08

    On-onbeş yıl önce samimi bir cami imamı her yere gittiğinde, her kesimden saygı görürdü, dinlenirdi. Ama şimdi tınlayan yok.. NEDEN?

    Yanıtla (14) (1)
  • Mehmet KARA / 16 Eylül 2021 09:04

    Rabbimiz Kur'an'da kaç yerde "Allah ile aldatılmayın" buyuruyor. Buna rağmen insanlar aldatılmaya açık iseler yapacak bir şey yok...Rabbimiz "Ayetlerimi az bir karşılık ile satmayın" buyuruyor. Eğer Allah'ın ayetlerini dünyevi yada siyasi çıkarlarına alet edenler varsa, yapacak bir şey yok...Çünkü öyle yapanlar "geçici olanı ebedi olana tercih eder" ve ebediyyen kaybederler..."Zarara rızasıyla gidene merhamet edilmez" diye bir düstur vardır...Unutmayın her gelecek yakındır...

    Yanıtla (4) (0)
  • Suat / 16 Eylül 2021 08:57

    Hz. Ömer'i anlata anlata iktidar ol, muaviye olmakta karar kıl.. Ben inanıyorum, Allah var, mahşer var. Din i mübin i islam sizden şekvacı. Menfaat uğruna sesini çıkartmayan na kadar dini cemaat da varsa , beraber haşrolununacaksınız

    Yanıtla (11) (0)
  • Ali / 16 Eylül 2021 08:41

    Şu an dini her alanda ön plana çıkaran, dini kendi kişisel çıkarı için kalkan olarak kullanan hakim güç, gerçek dindarları bile dini sorgular hale getirdiğinin farkında değil. İnsanı öyle bir seçim yapmak zorunda bırakıyor ki maalesef "BUNLAR MÜSLÜMANSA BEN MÜSLÜMAN DEĞİLİM" dedirtiyor. Din hakkı vs. eski güzel Türkiye müslümanliğında kaldı. Din iman artık kişisel çıkarda alet durumunda. Olan İSLAMA OLDU. BELKİ DE İYİ OLDU.

    Yanıtla (10) (0)
  • Haydar sayin / 16 Eylül 2021 08:36

    Bence dinin siyasette kullanılmasına devam edilmelidir. Siyasetçinin yanlışları siyasetçi ile birlikte dine de fatura edilmektedir. Boylece bir zaman sonra Türkiye İsveç, Norveç gibi kuzey ülkelerine benzer fena mi olur!? Türkiye yasam standardı yüksek bir ülke olur.

    Yanıtla (3) (2)
  • Muammer / 16 Eylül 2021 08:34

    Bir malın müşterisi ne kadar çok olursa arzı da o kadar büyük olur.. Marx o dört dörtlük tespitlerini boşuna yapmamış..Tam da dediği gibi süreç devam ediyor...

    Yanıtla (4) (1)
  • Taha Güven / 16 Eylül 2021 08:32

    Ahmet Abi, iyi niyetle iktidara bir takım uyarılarda bulunuyorsunuz. Bu uyarıların onlarda hiçbir karşılığı yok. Onların istediği tek şey var, KOLTUK.....

    Yanıtla (13) (0)
  • Re / 16 Eylül 2021 08:19

    24 saat dinle yatın dinle kalkın.Namazınızı kılın,orucunuzu tutun Zekatınızı veri vs.Ama mesela ben belli bir dine mensup olmak zorundamıyım.Ben de hayatımın her alanında yasalara uymak kaydı ile istediğim gibi yaşama haķına dahibim.Devletin dini olmaz.Devlet vatandaşlarını inançlarına göre ayırmaz.Devleti yönetenler yasalarla belirlenmiş görevlerini yapar.herkesin dini kendine ...

    Yanıtla (12) (0)
  • insan haklari savunucusu / 16 Eylül 2021 01:31

    "...din hayatin her alaninda olmali" diyor Sayin Tasgetiren....farkinda olmadan Ibrahimi dinlerin totaliter zihniyetini ifsa etmis. Insanlara "Seriata mi gidiyoruz ?" sorusunu sorduran da bu totaliter zihniyettir...."Siyasetciye de soyleyecegi birsey vardir dinin" demeyi de ihmal etmemis. Halbuki, bir ulkede Laik bir devlet varsa dinin siyasetciye soyleyecegi bir sey yoktur. Hukukun soylediklerini dinler ve uygular Laik bir devletin siyasetcileri.

    Yanıtla (13) (8)
  • h.bulat / 16 Eylül 2021 06:54

    Diyanetin siyasallaşmasına karşıyım. Ama bizdeki laiklikte Avurpa daki laikliğe benziyor mu? Bizde Devlet dini devlet işlerine karıştirmıyor. Bunuda %90 basßrıyor .Ama Devlet dini eğitimi dini dizay ediyor .Bu yarım laiklik sorunun ana kaynağı. Fransa da dini eğitim , dini yaşam nasil bilenler se işlerine gelmediği için söylemeye korkuyor. Mesela -Fransada papazların maaşını Devlet mi veriyor Kıliseler mi veriyor? -Baş Papazı Devlet mi atıyor yoksa Kiliseler yönetimi mi ariyor ?

    Yanıtla (2) (0)
  • Okur / 16 Eylül 2021 07:14

    İnsan hakları savunucusunun söylemleri militan kimlikli birisinin söylemlerine benziyor. Düz mantık, yüzeysel ve incelikleri gözardı eden. Din elbette her insana söylediğini siyasetçiye de, doktora da, avukata da vs söyler. Ahlak, hak hukuk, yardımlaşma, kötülük yapmamak, iyilik yapmak, insanlar arasında fesat çıkarmamak. Özetle etik ile ilgili konular. Bunun yanısıra her müslümana farz olan ibadetle ilgili husular yine siyasetçiye de farzdır. Tabii insanoğlu bunları yapmıyor ama o ayrı mevzuu.

    Yanıtla (4) (5)
  • insan haklari savunucusu / 16 Eylül 2021 18:07

    "Okur" rumuzlu arkadas, iyilik, ahlak, vicdan gibi kavramlar ibrahimi dinler ortaya cikmadan binlerce yil once de vardi. Bu kavramlari peygamberler icat etmedi. Dinin insanlari ahlakli, vicdanli yapmadigini bilmeyenler vardiysa, din referansli bir iktidarin 20 yildir yaptiklarina baksinlar. Bu ulkede dag gibi sorunlar varken yazarin en buyuk derdi aman insanlar dinden sogumasin. Insanlar dinden sogursa ne olur? Simdikinden daha mi kotu olur sence?

    Yanıtla (0) (0)
  • R.K / 16 Eylül 2021 07:29

    Maalesef ki yazar hakkindaki onyargilariniz onu anlamanizi engellemis.tipik bir laikci zihniyetiyle okumussunuz.

    Yanıtla (0) (2)
  • h.bulat / 16 Eylül 2021 07:03

    Diyanetin siyasallaşmasına karşıyım. Ama bizdeki laiklikte Avurpa daki laikliğe benziyor mu? Bizde Devlet dini devlet işlerine karıştirmıyor. Bunuda %90 başarıyor .Ama Devlet dini eğitimi , dini dizay ediyor .
    Bu yarım laiklik sorunun ana kaynağı.
    Fransa da dini eğitim , dini yaşam nasıl ? Bilenler ise işlerine gelmediği için söylemeye korkuyor.
    Mesela :
    -Fransada papazların maaşını Devlet mi veriyor Kıliseler mi veriyor?
    -Baş Papazı , papazları Devlet mi atıyor yoksa Kiliseler yönetimi mi

    Yanıtla (1) (0)
  • okur / 16 Eylül 2021 07:02

    Herkes herşeyin farkında,
    Kimin, kimi neye alet ettiğini,
    Kiminde kendisinin neye alet edildiğinin!
    farkında ve biliyor..
    üç günlük dünya için değermi ki?
    hesap verileceğini bile bile hemde..

    Yanıtla (5) (0)
  • Karali / 16 Eylül 2021 07:02

    Yargı siyaseten talimat bekler olmuş da diyanet toplantıda partili cumhurbaşkanını salonda dinletip oy avcılığına çıkmışsa vah güzel ülkem vah sen nehallere düştün yokmu buugursuz gecelerin sabahı

    Yanıtla (10) (0)
  • Yeter ya / 16 Eylül 2021 01:33

    50 yıldır din din din yeter artık. Herkesin dini kendine. Bıktık artık bu din tartışmalarından.....

    Yanıtla (19) (5)
  • Okur / 16 Eylül 2021 06:03

    Düzeltiyorum. 50 yıldır din laiklik din laiklik din laiklik. Yeter artık. Gördüğünüz gibi nereden baktığımıza bağlı.

    Yanıtla (1) (4)
  • Hüseyin islam / 16 Eylül 2021 05:42

    Evet gerçekten Türkiyede çıkmaz bu halk Müslüman ama sistem laik ya laiklikten vazgeçip İslama döneceğiz ya da tam laik olacağız bu ikisi arasında kaldığımız müddetçe bocalayıp duracağız.

    Yanıtla (0) (1)
  • Karar Okuru / 16 Eylül 2021 05:07

    Din teblig edilmek istenenler kendilerine birsey teblig edilmesini istemiyor. Zorla mi?

    Yanıtla (5) (1)
  • TB / 16 Eylül 2021 03:01

    Bazi donemlerde yanlis uygulanmasina ragmen laiklik sarttir. Dinimizi en iyi sekilde yasayabilmek icin, sahtekar dincileri gercek dindarlardan ayirabilmek icin laiklik sarttir.
    Laiklik iyi insan olmak demektir, inanc ozgurlugu demektir, devlet sisteminin bafimsizligi icin sarttir.
    Laiklik huzur, dincilik zulum getirir

    Yanıtla (6) (0)
  • karar okunur / 16 Eylül 2021 02:46

    Öbür tarafdaki yargıyı bilmem ama, en azından kul hakkı yiyenlerin, işlediği günahlarından pişmanlık duymayanların „allah affetsin“ deyip geçiştirenlerin, bu dünya´da yargılanması için dua ediyorum. Vicdan ve Ahlak için.

    Yanıtla (6) (0)
  • Ali rıza / 16 Eylül 2021 02:30

    Elinde fikrinde ülke için insanlık için ortaya koyabileceği zerre kadar bir şey yok , üretebileceği yapabileceği hiç bir şey yok , e bu güne kadar hayatı boyunca yaptığı yapacağı hiç bir şey yok , bari din ile ilgili ortaya herkesin rahatsız olacağı bir kırıntı atıp benden söz etsinler zihniyeti, bu psikolojik bir durum , hiç kimse dönüp bakmasın herkes sesini keser ,

    Yanıtla (2) (0)
  • karar okunur / 16 Eylül 2021 02:16

    Bir kereden bir şey olmazın tövbesi olur mu? „Allah insana günah işleme özgürlüğü vermiştir.“ Yolsuzlukları, hırsızlıkları ortaya çıkarmak bu özgürlüğe yapılmış bir müdahale ve allah'a şirk koşmak sayılmaz mı? Aklın yolu akp´nin yolu, akp´nin hükmü dinin yükümlülüğü olmuş. Lütfen, ölüden borc para istemeyin veremez.

    Yanıtla (16) (0)
  • Sahin . / 16 Eylül 2021 02:12

    Bu iktidar yıllardır ülkemize sadece maddi değil manevi olarakta o kadar zarar verdiki,
    Kimse kusura bakmasın, toplumun büyük bir kısmı insanlıktan çıktı.
    Maddiyat düzelebilir ama maneviyatı ne yapacağız. Genç nesillerin gelecek nesillerin hali ne olacak. Buna sebep olanlar bu günahın hesabını nasıl verecekler.

    Yanıtla (17) (0)
  • A.kerim / 16 Eylül 2021 01:20

    Gerçekten dinin hakkı için aklı selim sahibi ulema dinin ne olduğunu bilir biz insanlar saltanatlar uğruna dini değerlerimizi bile rüşvet verdiğimiz para pul makam mevki soy ve kibir hepsi fanidir baki olan Allah’tır dinin sahibide odur islamda rehber kuran ve peygamberdir bir çok ayette Allah af etmeyi merhameti iyiliği emreder dil ırk ve renkler Allah’ın ayetidir buna göre diyanet ve ulemayı değerlendirelim madem dinin sahibi Allah’tır Allah’ın hakkı için hakikaten ayrılmayalım

    Yanıtla (3) (0)
  • Karar Okuru / 16 Eylül 2021 00:54

    İslam tarihinde siyasal alan dinsel alanı her zaman belirlemiştir. Daha doğrusu din iktidarın meşruiyet aracına dönüşmüştür. Bize tarihsel olarak miras kalan devlet anlayışı Hz. peygamberin vefatından çok kısa bir zaman sonra Şamda kurulan Ümeyye devletidir, ki bu devlet anlayışı Doğu Roma geleneği ve Arap kabileciliğinin bir sentezidir. Abbasilerle birlikte bu senteze kadim Fars devlet anlayışı eklemlenmiştir. Devleti Aliyye ise tüm bunların bir sentezidir.

    Yanıtla (9) (0)
  • minikbey / 16 Eylül 2021 00:38

    Turkiye cok buyuk bir degisimden gecti son 30 senede. %99'u Musluman toplum soylemi kesinlikle dogru degil artik. Cok buyuk bir kesim "militan olmayan ateist". Eskidendi namaz kilmasa da oruc tutan buyuk kitle. Bunun "laiklilik hassasiyeti", "Ataturk sevgisi" v.s. ile de alakasi yok. Ana neden gunluk yasamin cazibesi, "bu dunyanin bastan cikarticiligi".

    Yanıtla (6) (0)
  • karar okuru / 16 Eylül 2021 00:38

    Türkiyede din yeteri kadar görünür durumda zaten her gün beş vakit yüksek sesle ezan okunuyor. diyanet başkanının konuşması tamamen siyasi. oysa DMK da 'memurlar hiç bir siyasi oluşumun lehinde ve aleyhinde olamazlar' diye hüküm var. bunu bilmiyor olamaz. bile bile yapıyorsa(öyle) samimiyetini sorgularım elbette.

    Yanıtla (10) (4)
  • Kara okuru / 16 Eylül 2021 00:38

    Beyhude bir çağrı. Her şey bilerek ve isteyerek teammüden yapılıyor. Böyle bir hassasiyet ne gezer mesele tamamen duygusal hocam

    Yanıtla (14) (1)